Muhasebenin Temel Kavramları
Muhasebe uygulamasının dayandığı on iki temel kavram ve pratikteki karşılıkları.
Muhasebe uygulamalarının ülke genelinde aynı biçimde yürümesi için kabul edilmiş on iki temel kavram vardır. Bunlar Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ile düzenlenmiştir. Bir kaydın doğru olup olmadığından şüphe ettiğinizde, hangi kavrama dayandığını sormak neredeyse her zaman yol gösterir.
Kavramlar ve anlamları
Sosyal sorumluluk kavramı
Muhasebe, yalnızca işletme sahibinin değil, toplumun bütün kesimlerinin çıkarını gözetir. Bilgi belirli bir tarafın lehine çarpıtılamaz.
Kişilik kavramı
İşletme, sahibinden ve ortaklarından ayrı bir varlık sayılır. İşletme sahibinin kendi cebinden yaptığı harcama işletmenin gideri değildir. Ortağın işletmeden çektiği para, işletme açısından ortağa verilmiş bir borçtur.
İşletmenin sürekliliği kavramı
İşletmenin faaliyetlerine belirsiz bir süre devam edeceği varsayılır. Bu varsayım olmasaydı duran varlıkların amortismana tabi tutulması anlamsız olurdu; her şey tasfiye değeriyle ölçülürdü.
Dönemsellik kavramı
İşletmenin ömrü belirli dönemlere bölünür ve her dönemin geliri ile gideri o döneme ait olarak hesaplanır. Peşin ödenen bir yıllık kira, ödendiği ayda tamamen gider yazılmaz; aylara dağıtılır. Bu kavramın karşılığı 180 Gelecek Aylara Ait Giderler gibi hesaplardır.
Parayla ölçülme kavramı
Muhasebe yalnızca parayla ifade edilebilen işlemleri kaydeder. Ortak para birimi Türk lirasıdır.
Maliyet esası kavramı
Varlıklar ve kaynaklar, elde edildikleri tarihteki maliyet bedeliyle kaydedilir. Piyasa değeri yükselse bile kayıtlı değer kendiliğinden değişmez.
Tarafsızlık ve belgelendirme kavramı
Kayıtlar tarafsız, gerçeğe uygun ve doğrulanabilir belgelere dayanmalıdır. Belge, muhasebe kaydının kanıtıdır.
Tutarlılık kavramı
Seçilen muhasebe politikaları dönemler arasında değiştirilmez. Örneğin amortisman yöntemi her yıl keyfi olarak değiştirilirse dönemler karşılaştırılamaz hale gelir. Zorunlu bir değişiklik yapılırsa etkisi açıklanır.
Tam açıklama kavramı
Mali tablolar, kullanıcıların doğru karar vermesi için gereken bütün bilgiyi içermelidir. Tabloda görünmeyen ama önemli olan konular dipnotlarda açıklanır.
İhtiyatlılık kavramı
Muhtemel giderler ve zararlar için karşılık ayrılır; muhtemel gelirler ve kârlar ise gerçekleşmeden kaydedilmez. Şüpheli hale gelen bir alacak için karşılık ayrılması bu kavramın doğrudan uygulamasıdır.
Önemlilik kavramı
Bir bilginin mali tablolardaki ağırlığı, ona harcanacak emeği belirler. Çok küçük tutarlı kalemler için ayrıntılı işlem yapılması gerekmez.
Özün önceliği kavramı
İşlemlerin biçimsel görünümü ile ekonomik özü çeliştiğinde öz esas alınır. Sözleşmenin adı değil, gerçekte ne olduğu belirleyicidir.
Bu kavramlar ezberlenecek bir liste değil, karar aracıdır. Bir işlemi nereye kaydedeceğinizden emin olamadığınızda sırayla sorun: Bu tutar hangi döneme ait? Belgesi var mı? İşletmenin mi sahibinin mi? Muhtemel bir zarar mı, gerçekleşmiş bir gider mi? Sorulardan biri neredeyse her zaman doğru cevabı verir.